Posted on

 Aşk Üzerine Kısa Bir Yazı

 

Mükemmel aşk, insanın kendisini mutsuz edecek kişiyi sevmesidir.

Søren Kierkegaard

Krzysztof Kieslowski 90ların sinemasına hemen hemen her filmiyle kendinden söz ettirmeyi başarmış bir yönetmendir. Bunu yaparken hiçbir abartıya kaçmamıştır, sade ama derin bir anlatımla büyük filmler yapmıştır. Nedense Krzysztof Kieslowski ve Ömer Lütfi Akad bana hep birbirlerini hatırlatıyorlar. Özellikle sade anlatımlarıyla.images

Aşk Üzerine Kısa Bir Film Krzysztof Kieslowski’nin televizyon için yaptığı ve çıkış noktası on emir olan Dekelog serisinin altıncısıdır. Aşk Üzerine Kısa Bir Film sinema versiyonu televizyon versiyonundan haliyle uzundur ama en önemlisi televizyon versiyonundakinden daha farklı bir sonla bitmesidir.

Tomek yurtdışına giden en iyi arkadaşının evinde onun annesi ve onun odasında yaşıyor. 19 yaşında  bir postane memurudur. Her akşam saat sekiz buçukta çaldığı teleskopla karşı binada yaşayan orta yaşlı ressam Maria Magdalena’yı gözetliyor. Bu gözetleme zamanla bir aşka dönüşür. Ki bu gözetlemede en iyi arkadaşından kalmadır. Gözetleme artık Tomek için yeterli değil onu yakından görmek için karşılıksız posta çekleri ile postaneye getiriyor. Magda’yı görmek için sabah erken saatlerdeki  süt dağıtıcısı oluyor. Açıklamasından sonra Tomek alay konusu oluyor. Ama Tomek intihar etmesiyle durum tersine dönüyor ve film bitiyor.

0095467

Krzysztof Kieslowski  tüm bunları anlatırken hiçbir şekilde abartmamıştır ve bir çok filmdeki teşhirci olmamıştır. Gayet sade bir anlatımla anlatmıştır. Tomeğin karşılıksız duyduğu aşkı ve hiç alamadığı karşılığı her şeyi ile vermiştir. Bunu kah müzikle kah enstantanelerle ( buzu elinden parçalayarak ve yüzüne sürmesi ) yada diyaloglarla çok iyi vermiştir. Film Krzysztof Kieslowski’ninde belirtiği gibi filmde kullanılan perspektiftir.  Film önce tomeğin açısından anlatılır. Tomek ve Magda buluşup Tomeğin intihar etmesinden sonra Magdanın bakış açısından anlatılır. Yani film sevilenin değil seven kişinin açısından izliyoruz. Başka bir deyişle aşk yüzünden acı çeken insanın gözüyle izliyoruz. Film aşkın bir bakış açısı olduğunu göz kırpar gibidir. Tomeğin perspektifinden izlediğimizde izlediğimiz de Magda tam olarak bir karakter değildir. Magda tam olarak seven taraf olduğunda bir karakter oluyor. Yani Magdanın perspektifinden izlediğimizde bir karakter oluyor.

Filmin sonunu Krzysztof Kieslowski  anlamlı çok iyi bitirmiştir. Tomeğin odasında teleskopla kendi odasına bakar ve kendisini ağlarken ve Tomeğin ona uzanan elini görür. Bu ellin anlamı : Aşk hiçbir acıyı bitirmez ama paylaşır. Ama bir taraftansa yeni acılar verir. Yazıyı filmden bir diyalogla bitirmek en iyisi.

askvetutku-2

Magda:  Beni neden gözetliyorsun. Neden söylesene

Tomek: Çünkü seni seviyorum. Gerçekten seviyorum

Magda: Ne istiyorsun?

Tomek: Bilmem.

Magda : Beni öpmek mi istiyorsun?

Tomek : Hayır

Magda : Belki de … sevişmek istiyorsun.

Tomek: Hayır.

Magda:Beraber geziye mi gidelim? Mazurya’ya ya da Budapeşte’ye?

Tomek :Hayır

Magda : Ne istiyorsun?

Tomek :Hiç.

Magda Hiç mi?

Tomek Hiç.

Tomek koşarak çatıya gider. Elline aldığı buz parçalarını önce kulağına sonra yüzüne sürerek parçalar. Ellinden kalan son parçayı yer.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir