Posted on

Top TEN: Çizgi Roman

 

Bütün listeler  gibi bu listede kişiseldir.

1-Azap Yolu / Road to Perdition / Sam Mendes/ 2002 :

Bir zamanlar Aksoy Yayıncılık tarafından ‘’Cehennem Yolu’’ adıyla basılan çizgi roman gerek görselleştirmesi gerek öyküsü gerçekçi ve derindi. Sam Mendes tarafından yönetilen filmi ise çizgi romanın tasvir ettiği dönemin atmosferini son derece iyi veriyor. Ve başarılı oyunculuklarla iyi bir film.

azap

2-Cehennemden Gelen / From Hell /   Albert Hughes, Allen Hughes / 2001:

Bu listeye özellikle bir Alan Moore uyarlaması koymak için bu seçimi yaptım. Malum Alan Moore’un kendi çizgi romanlarından uyarlanan filmlere tavrı son derece serttir. Bu tavrını çok yerinde buluyorum. Ama yine de işlerinden uyarlanan filmlerin içinde en eli yüzü düzgünü From Hell’dir.

 

.şjüş from-hell

 

3-Katil Ichi / Ichi the Killer / Takashi Miike / 2001:

Film makinesi Takeshi Miike, bir çok filminin kaynağı mangalardan oluşuyor. En çok ve en kışkırtıcı işlerden biri olan Ichi the Killer, mangayı son derece iyi yansıtıyor. Manga ve film  tam bir şiddet şöleni .

ichi8 Ichi-the-Killer-dvd

 

4-Conan the Barbarian / Conan the Destroyer / John Milius – Richard Fleischer  / 1982 -1984:

Gerek öykü anlatımı ve bizi olmayan fantastik bir çağa götürmede son derece başarılı. Çizgi romandaki karakter ve görsel dünyayı iyi yansıtıyor. Karakterin oluşumu son derece başarılıdır. Müzikler her şey ile uyumlu ve sizi atmosferin içine sokmakta çok büyük rol oynuyor.

Conan-the-Barbarian-559136 conan-the-destroyer-53a4a7a18414e

 

5-Karga / The Crow  / Alex Proyas / 1994:

Her ne kadar film B. Lee’nin ölümüyle ses getirdiyse. Zaman ilerledikçe film hak ettiği yeri aldı. Şimdi artık bir kült film statüsünde. Atmosfer ve karakterlerin yansıtılması çok başarılıdır. Özellikle karanlık atmosferi Poe’nun öykülerinin atmosferini hatırlatmaktadır.

300px-The_Crow1_Cover crow

 

6- Hellboy – Hellboy II: The Golden Army / Guillermo Del Toro/ 2006 -2008:

Del toro olmasaydı Kıyametin Sağ Eli olmazdı. Özellikle ilk filmdeki karakterler, atmosfer ve öykü çok başarılı. Yerinde kullandığı mizah ögeleri ya da korku ögeleri tam bir çizgi roman uyarlamasına yakışacak bir görsellikle öyküye yerleştirilmiş. Dört dörtlük bir çizgi roman uyarlaması.

tğll tğll2

 

7-Batman – Batman Returns / Tim Burton / 1989 – 1992:

Her ne kadar bir çok kişi bu son dönem Nolan’nun Batman üçlemesine hayran olsa da benim yanımda Tim Burton’un Batmanleri her zaman C. Nolan’nun Batmanlerinden bir adım önde olacaklar. En çok beğendiğim bu ilk iki filmde kötü adamların, Gotham, Catwoman ile Batman arasındaki ilişki ve filmlerdeki son derece başarılı gotik havasıdır.

batman1 Batman_Returns_-_Poster_2

 

8-Jeremiah Johnson / Sydney Pollack / 1974 :

Listemizde en farklı bir olan filmimize geldi sıra. Neden mi ? diğer filmlerin hepsi çizgi roman dayanıyor. Ama Jeremiah Johnson ise bir çizgi romanın doğmasına neden oluyor. Özellikle filmdeki karakterin psikolojik gelişimi, fiziksel yapısı ve doğa ile ilişkisi çizgi roman o dönem popüler olan Tomiks, Zagor  vb. çizgi romanlardan ayırıyor. Ha bu arada çizgi romanın ismi ‘’ Ken Parker’’.

ken ken-parker

 

9-Sin City / Günah Şehri / Robert Rodrigez – Frank Miller / 2005:

Uzun bir kovalamacadan sonra Robert Rodrigez, Frank Miller’ı ikna ederek Sin City’i uyarlamak için izin alır. Frank Miller ile beraber yönetirler. Ve sonuç herkesin ağzını açık bırakacak kadar çok başarılıdır. Deyim yerindeyse tadında yenmeyecek bir film ortaya çıkmıştır. Çizgi roman tam anlamıyla kare kare yansıyor. Her zaman benim listemde olacak bir film ve çizgi roman.

Sin_City_Hard_Goodbye sin-city-movie-poster

 

10-Lone wolf and Cub 1-2-3-4-5-6 / Yalnız Kurt ve Yavrusu / Kenji Misumi / 1972-1974 :

Uzun soluklu mangadan uyarlanan filmin senaryolarını manganın yaratıcılarından Kazuo Koike’e  ait. Manganın çok iyi bir şekilde yansıtmasında büyük etken oynuyor. Gerek kahramanın gerek dönemin Japonya’sının tasviri çok verilmiş. Özellikle şiddet sahneleri mangayla uyuşuyor.

lone-wolf-and-cub-1627588 www

 

Bazı eli yüzü düzgün uyarlamalar: Tank Girl / 1995, Hulk / 2005, Constantine / 2005,  A History of Violence / 2005, Superman I-II / 1978-1980, X-Men /2000,  Azumi / 2003,  Azumi 2: Death or Love / 2005, Oldboy/2003

Posted on

Lone Wolf and Cub/Yalnız Kurt ve Yavrusu

 

 

70 ve 80’lerde çizgi roman deyince her zaman akla Teksas, Zagor, Tommiks geliyordu, 90’lardan bu yana artık akla Örümcek adam, Süperman, Batman, X Men gelir. Bunun nedeni tabi Amerika kültürünün dünya üzerinde giderek artan etkisi. Artık hayatımızdalar. Her alanından hemde. sadece kitaplığımızda değiller yatak odamızda, mutfakta, salonda, tişörtlerde diye liste uzatılabilir. 2000’lerin başında ise dünya Japon mangalarını keşfetti. Giderek hızla büyüyen hayran kitlesi ile dünyayı sarıyor. Türkiyede giderek manga çeşitliliği buna en güzel örnektir.

Mangaları farklı kılan konu çeşitliliği ve yaratma sürecindeki gerçekliktir ya da tümden gerçekliğe karşı çıkıştır. ( Manga üzerine uzunca yazmamız başka bir yazının konusu zira konu çok derindir. Umarım bunun üzerine yazarım. ) Mangaların içinde öyle bir manga var ki benim için her şeyi ile tarifsiz bir eser. Bahsettiğim manga ” Lone Wolf and Cub/Yalnız Kurt ve Yavrusu ”dur. Şimdi sizi kısa bir Yalnız kurt yolculuğuna çıkarmak istiyorum. Eğer isterseniz. Başlayalım…

Kısaca Tarihcesi:

Lone wolf and Cub  yazar Kazuo Koike çizer Goseki Kojima tarafından ilk olarak 1970 yılında yaratıldı. 2000 de Goseki Kojima’nın ölümüne kadar sürmüştür. Toplam 28 cilt olarak basılmış. Buda 8700 sayfayı aşmaktadır. Manga sadece Japonya da sekiz milyonun üzerine satmıştır.

İngilizce olarak ilk 1987 yılında First Comics tarafından basılan manga, 1991 yılında durdurulmuştur.  2000 yılında Dark Horse Comics tarafından Japon mangalar gibi basmıştır. Dark Horse Comics son cildini Aralık 2002 yılında basılmıştır.

Türkiye de ise Marmara Çizgi tarafından Kasım 2012 yılında başlayan Yalnız Kurt macerası şimdilik 15. cildini bastılar. İlke Keskin editörlüğünde özverili bir şekilde Türkçeye kazandırılıyor. Umarım 28. cildi görürüz.

 

lw_12                                   lone_7

 

 

Hikaye:

Japonya’nın  feodal döneminde geçiyor. 17. yüzyıl başlarda Shogun* olan Tokunawa ailesi ülkeyi yönetmektedir. Kahramanımız daha doğrusu anti-kahramanımız  Ogami Itto  ise bir  bir kaishahakunindir**. Shogun ailesine yakın olan Yagyu ailesi tarafından tuzağa düşürülerek. Önce karısı katledilir sonrada Tokunawa ailesine hakaret etmekle suçlanır. Seppuku*** yapmaya zorlanır. Seppuku yapmaya  gitmeden  gitmeden önce artık kararını vermiştir. Artık Üç yaşındaki oğlunu yanına alarak lanetlendiğini kabul ederek daha doğrusu kendisi seçerek bir kiralık katil olarak yaşamaya karar verir. Ve oğlunu alarak feodal Japonya da yollara düşer.

Çocuğu  ve maceralarında büyük öneme sahip arabasıyla Yalnız Kurt ve Yavrusu diye yolculuk eder. Arabasında asılı bayrakta ”Oğlum ve kılıcım kiralıktır” yazılıdır. Kısaca konusu böyledir. İlk bakışta basit görünen hikayesi ilerledikçe karakter ve atmosferi sizi içine adeta çekiyor. Hikayenin geçtiği dönemi en ince ayrıntısına kadar kusursuz bir şekilde veriyor. Neredeyse tarihi bir kitap gibi  ve karakterlerin psikolojini gerçekçi bir şekilde veriyor.

Lone_Wolf_manga

Genel Olarak Karakterler:

İtto Ogami, tüm anti-kahramanların özelliklerine sahip. Hatta daha fazlasına sahip. Gerektiğinde konuşan hiç geveze olmayan,genelde konuşmayan konuştuğunda da öz konuşur. Yeri geldiğinde mimiklerini kullanır. Her söylediğinde ve yaptığında kararlı ve inatçıdır.

Her ne kadar kendisine tuzak kuran Yagyu ailesine kin beslese de  hiç intikam almaya çalışmaz, ne de onların peşine düşmez. O sadece kendi seçimi olan lanetmiş bir samuraydır. Her ne kadar lanetlenmiş olsada samuray kanunlarına uyar. Yeri ve zamanı geldiğindede onlara kendi üslübuna göre yorumlar. Yaptığı suikast için 500 ryu alır ve kurbanın haklı haksız olması onun için önemli değil o sade görevine bakar. Tam anlamıyla bir görev adamıdır. Kurbanı hakkında bütün bilgileri alır çünkü bütün profesyoneller gibi süprizleri sevmez.

Dövüş konusunda çok az görülen bir beceriye sahiptir. Gerek kılıç gerek kılıçsız çok iyi bir dövüşçüdür. Her şartta aklını iyi kullanan çok iyi bir stratejisttir.  Gerektiğinde oğlu Daigoro’yu bile kullanır. Onun için en önemli şey görevin başarıya ulaşmasıdır.

dlzjmıo

 

Itto Ogami’nin oğlunu taşıdığı bebek arabası, maceralarında özellikle düşman kalabalık geldiğinde, kritik anlarda hep bebek arabasına başvurur. Düşman saldırılarına karşı bir çok kez kullandığı arabanın zırhı, suda kayık, karda kızak, etrafında çeşitli kılıç, mızraklarla donatılmış, özellikle çok sayıdaki düşmanı öldürmek için kullanılan makinalı tüfek günümüzün polisiye/casusluk filmlerini hatırlatır. Ve manganın en güzel öğelerinden biridir.

Yolculukları boyunca oğlu Daigoro, yaşına göre çok olgun olaylara takındığı tavır babasından farkı yoktur. hemen hemen hiç konuşmaz hatta ağlamazda. ” Baba” dan başka kelime ağzından çıkmaz. Ogami, oğlunu hiç çekinmeden görevlerinden kullanır. Oğlunu ölümle tehtid etseler bile kararını değiştirmez. Ne de olsa oğluda biliyor çıktıkları yolun ölüm olduğunu, manganın başında kendiisi tarafından oğluna iki seçenek sunulur biri kılıç diğeri ise toptur. Daigoro kılıçı seçer ve oğlunu alıp yollara düşer. Eğer topu seçse idi oğlunu orda öldürüp annesinin yanına gömüp yoluna yalnız devam edecekti.

Yolculuğu boyunca çeşitli insanlarla tanışır. Bunlar; kendisine kimi zaman yardım edenler, kendisinin peşinde olan kiralık katiller ve kendi kurbanlarıdır. Hepside gerçekci işlenmiştir ve hayran olunacak bir çekilde tasvir edilmiştir.

Aslında mangada neredeyse bir karakter gibi görünen 17. yüzyıl Japonyasıdır. Dört dörtlük bir dönem tasviri veriyor bize. mangada Dikkat çeken diğer karakterlerden ise kadınlardır. Tasvir edilen bütün kadınlar, ister kendisine karşı kiralanan isterse kendisine yardım eden kadınlar, erkek karakterlerden daha güçlü gösterilmiştir.

lhzğ2

Beyaz Perdede Yalnız Kurt:

1970’te başlayan bu efsane manga haliyle beyaz perdeye uyarlandı. 72’den 74’e kadar altı film çekilir. Ayrıca 1980’de kullanılmayan negatiflerle yeni bir film kurgulanır. Filmlerin senaryosu Kazuo Koike ( Kozure Okami takma adıyla ) ye aittir. Filmlerin hepsinde mangayı her ince ayrıntısına kadar tasvir ediyor. Ayrıca filmler ticari anlamda da başarılı oldular. Filmler, gerek aksiyon gerekse sanatsal anlamda çok başarılıdır. Filmler neredeyse mangayı bütün ayrıntılarıyla yansıtır.

 

Film Listesi:

Sword of Vengeance- 1972

Baby Cart at the River Styx- 1972

Baby Cart to Hades- 1972

Babay Cart in Peril- 1972

Baby Cart in the Land of  Demons- 1973

White Heaven İn Hell- 1974

 

Ayrıca 1980 yapımı Shogun Assassin  adlı film, yaklaşık filmin onda biri Sword of Vengeance adlı filmden diğer çoğu bölümleri Baby Cart at the River Styx adlı filmden alınıp kurgulanıp İngilizce olarak gösterime girmiştir.

Manga, 1973 yılından başlayıp 1976 yılında son bulan 3 sezonluk TV. serisi olmuştur.  Yine yazar Kazuo Koike’nin elinde çıkma Crying Freeman adlı kült mangasından uyarlanan 1996 yapımı filmi tavsiye ederim. Türkiyede ”Samurayın Gözyaşları” diye gösterime girmişti.

film1

 

 

Değerlendirme:

Çizgi roman tarihi içinde hem hikaye anlatımı hemde çizimleri bakımında benim için yeri her zaman ayrı bir yeri vardır. Karakterlerin işlenişi hiçbir çizgiroman/mangada bulamayacağınız kadar zengin ve çeşitlidir. Karakterler ne kadar öykü de kalsalar hepsinin işlenişi ince ve ayrıntılıdır. Manga atmosferiyle bile bizi içine çekiyor. Arka fondaki bir nesnenin tasviri bile öyle ayrıntılı ve sade ki hayran kalmamak elde değil. Hepsi hikayede birer karakter gibi duruyor.

Özellikle aksiyonun olduğu ya da durağan sahnelerde karakterlerin psikolojisini gerçekci veriyor ki karakterlerin  ne kadar hikayede kaldığı önemini yitiriyor. Yeri geldiğinde uzun paragraflarla hikaye, yeri geldiğinden de tek bir kelime etmeden hikaye ilerliyor ki uzun uzun bakmak geliyor içinizde sayfalara.  Tam bir görsel şölen hele bir de siyah beyaz çizimleri seviyorsanız. Yemede yanında yat. İsterseniz aksiyon ve şiddet sahneleri olsun isterse durağan sahneler olsun hemsini bitmeyen bir haraketlilikle tasvir ediyor. Hiç abartıya kaçmadan tamamen yalın çizgilerle bunu başaran çok az eser vardır. zaten bu saaten sonrada çok zor çıkar.

Karakterlerin işlenişi, dönemi yansıtan atmosferi, sade ve siyah-beyaz çizimler ve anlatılan hikayenin basitliği diye mangayı kısaca özetleyebiliriz. Ne kadar üzerine yazsam anlamsız. Çünkü manga o kadar güzelki kelimeler anlamsız kalıyor manganın çizimleri karşısında.

Amerikan çizgi romanlarından yada popüler kültürü yansıtan çizgiromanlardan sıkıldıysanız ya da bunların yanında farklı şeyler denemek istiyorsanız tam size göre bir manga. Hele siyah-beyaz çizimleri ve samurayları seviyorsanız durmayın derim.

ronin

Son olarak manganın Amerika çizgi romanı üzerine etkisini bir kaç örnek vererek yazıyı bitirmek istiyorum. Serinin büyük hayranlarından olan Frank Miller’ın  çizgiromanlarından etkiyi görebiliriz. Özellikle Sin City ve Ronin üzerinde. Ve Max Allan Collins’in yarattığı Road To Perdition, ( Cehennem Yolu/Aksoy Yayıncılık ) çizim ve konu bakımında benzerlikler taşır. ve sinemaya uyarlanmıştır, Azap Yolu adıyla gösterime girdi.

*Kaishahakun: Shogun’un resmi celladı.

**Shogun: İmparator.

***Seppuku: Kişinin, Onur kırıcı bir olay sonucunda, kendi canına kıyması. Karın bölgesine kendi kılıcını saplayarak yaptığı eylem. sadece samuraylar bu ayrıcalığa sahiptir.