Posted on

Nightmare City ve Zombi Filmleri

 

Korku sinemasının alt türlerinden olan Zombie filmleri, diğer alt türlerle kıyaslandığından korku sinemasından her zaman arka plandan kalmışlardır. Hak ettiği değeri bulmamıştır. Zombiler, korku sinemasında bulunan vampir, kurt adam, canavarlar vb. figürler gibi her zaman popüler olmamıştır.

kabusl şehirZombiler, korku sinemasına White Zombi (1932) ile giren bu yaşayan ölüler. Özellikle 1968 yapımı  Night of the Living Dead ( Yaşayan Ölülerin Gecesi ) filmiyle yeni bir dönem başlatmıştır. Film, artık zombileri ciddiye alınmasını sağlamış, yeni bir boyut kazandırmış ve bu film ile hak ettiği yeri almaya başlamıştır. Başta İtalya olmak üzere bir çok yerde zombi filmlerine ilgiyi artırmıştır. 90’lar ve 2000’lerde adeta bir patlama yaşanmıştır. Dünyanın her yerinde düşük yada yüksek bütçeli zombi filmleri yapılmıştır. Hata bu patlamada Türkiye’de nasibini almış, ilk Türk zombi filmi olan ‘’Ada: Zombilerin Düğünü’’ ( 2010) adlı film çekilmiştir. Zombi filmleri denildiğinde ilk akla gelen  ülkeler  İtalya ( özellikle 70’ler ve 80’ler ) ve Amerika’dır. Zombi film denilince ilk akla gelen yönetmenler, Lucio Fulcio, George Romero, Peter Jackson Sam Raim’dir.

White Zombi ile başlayan zombi filmlerinin kendi türü içindeki tarihine hızlıca bakarsak zombilerin kendi türü içinde üç kilit film vardır. Bunların birincisi herkesin tahmin edeceği Night of the Living Deaddir. Bu filmden önce zombiler eski okült bir yolla kontrol alınan bir ölü olmaktan çıkıp bilimsel bir temele dayandırılan bir yaşayan ölü olarak etraflarına tehlike saçıyorlar. Ölüleri zombiye dönüştüren bu bilimsel neden genelde radyoaktivite maddelerdir.  İkinci ise bir Hammer yapımı olan The Plague of the Zombies(1966)’dir. Bu filmde zombiler voodoo ile konrol ediliyorlar ve madende çalıştırılıyorlar. Zombiler alet kullanma konusunda son derece pratiklerdir. Üçüncüsü Nightmare City ( 1980 ) dir. Zombiler artık yavaş hareket eden embesil yaratıklar değillerdir, tam tersi  hızlı ve zekilerdir. Her ne kadar bir çok kişi zombilerin hızlı hareketliliklerini 28 Days Later (28 Gün Sonra/2002) filmine verseler aslında ilk olarak The Plague of the Zombies ve Nightmare City’de  görülmektedir.hammer

Nightmare City, yönetmentiği yamyam filmleriyle tanınan Umberto Lenzi’ye ait. 28 Days Later benzer yönleri bulunmaktadır. Bunlar; zombieler tam olarak ölü değil ve zombilerin hızlı hareket etmesidir. Ama filmin en önemli özelliği zombilerin aletleri çok iyi bir şekilde kullanmasıdır. Zombiler, bıcak, balta, sopa, silah, uçak vb. alet ve araçları kullanabiliyorlar. Ayrıca düşünebiliyor ve plan yapabiliyorlar. Zombi filmleri içinde bir çok ilkleri barındıran bir küçük başyapıttır.

Filmin makyaj ve görsel efektlerinde çiğlik vardır. Bu filme başka bir hava vermiştir. Zombiler sadece baş bölgelerinden deformeye uğramışlardır. Oyunculuklar çok sıradan kimi zamanda komik. Tüm bu olumsuzluklarına rağmen Nightmare City ilgiyle izlenebilecek ve özelliklede zombi severlerin hoşlanacağı bir film. Ayrıca ironik sürpriz sonuyla da izleyenleri tedirgin edebilecek bir film.hqdefault

Sinefiller için ufak bilgi: Nightmare City, Tarantino’nun sevdiği filmler arasında bulmaktadır. Taratino, Inglourious Basterds ( Soysuzlar Çetesi/2009)’da Til Schhweiger’in canlandırdığı Nazi katilin ismini filmdeki televizyoncu Hugo Stiglitz’den alıyor.